31 Mayıs 2010 Pazartesi

"Sabreden Derviş Muradına Erermiş"derler ama.....

Bulunduğumuz yerde floranın kuruması ve arıların faydalanacağı çiçekli bitkilerin sonunun gelmesi dolayısı ile 10 Mayıs günü Arılarımızı 100 km .uzağa ve yüksek bir bölgeye götürmüştük.

Burası deniz seviyesinden daha yüksek bir yer olması sebebiyle iyi yağmur alabilen bir bölge ve çiçekli bitkilerde bulunduğumuz bölgeden daha geç açmakta.Bir önceki yazımızda Büyük ümitlerle gittik ama demiştik .O ümitli bekleyiş tam 20 gün sürdü.Bölgede bulunan akasyalar yağmur ve serin hava sebebiyle istediğimiz sonucu vermediği gibi arılarda sıcaklığın az olmasından dolayı tam randımanlı çalışamadılar.Geriye gittilermi hayır gitmemişler ama ileriyede gitmemişler.Yani günü idare etmişler.

Açık havada mola Latif Ben ve İsa Allah ne verdiyse....



Sevindik çünkü şu anda hakim olan çiçekli bitki Çaltı(Karaçalı)yoğun bir şekilde nektar akımına başladı.




Henüz açmaya başlamasına rağmen arılar tarafından sıkça ziyaret ediliyorlar.





Arılarımızı bu bölgeye naklettikten sonra yaptığım kontrol sırasında bir kovanın ana arısının işçi arılar tarafından sıkıştırıldığını gördüm.Hemen ellerinden aldım ve anayı kafese koyarak Kek haznesi dolu olarak)tekrar o kovana geri verdim.Arılara 15 gün uğramayınca ana arıyı kafesten çıkarmışlar ve kafesin altınada dalak örmüşler.Ana arıyı sıkıştırmalarının sebebi olarakta şunu söyleyebiliriz.Bu kovanın ana arısını yeni değiştirmiştik.Kapalı gözler oluşmadan naklettiğimiz için bu durumla karşılaşabiliyoruz.




Durumları iyi görünüyor.10 Çerçeveli kovanların içinde 8 çerçeve yavru sanırım durumu özetler.







Kovanların yanına 1 hafta uğrayamayacağımızdan kat koyup içine 1 kapalı yavrulu çerçeve bir kabartılmış boş çerçeve ve dışada kapak olarak 1 temel petek veriyoruz.Alttan aldığım çerçeve yerinede 1 temel petek veriyoruz.Ne olur ne olmaz bir dahaki haftaya kadar iş çıkaralım onlara.








Sağlıklı bir ana arı.









İsanın dalak ören arısı bunları görmek bizi sevindiriyor tabi dalak teknik arıcılıkta istenmeyen bir olay ama çerçeveye petek ördürmek petek balı isteyenler için tercih sebebi.











16 Mayıs 2010 Pazar

Büyük ümitlerle gittik ama...

Arıların şu anda bulunduğu yer 100 km uzaklıkta ve haftada bir sefer gidip kontrollerimizi yapıyoruz.Bu haftada İsa ile birlikte Ayvalık tan yola çıktık Büyük ümitlerle giderken arıların aşırı bal ve polen getirmesinden dolayı petek gözlerinin bloke olacağını ve ana arıların yumurtlamaya yer bulamayıp kovanların oğula yönelmiş olacağını hayal ediyorduk.(Tabii oğul vermelerini istiyoruz anlamında değil bu düşüncemiz.Kovanların kuvvetli olmasını isteğimiz).
Büyük ümitlerle gittiğimiz arıların durumu maalesef beklentilerimizin tam tersi idi.Arılar çevreden bir şey bulamadıkları gibi kovanların içindekileride kısmen tüketmişlerdi.Bu yetmezmiş gibi tam kontrollerin ortasında birde yağmur bastırdı arabalara zor attık kendimizi.




Bunun yanında bazı arıcıların (bizden önce gelen) kovanlarında nadirende olsa dalak ören arılarda gördük.



Bulunduğumuz yerde hava sıcaklılkarı hala düşük gidiyor.Zaman zaman kontroller esnasında üşüdüğüm üzü bile hissettik.Bunun yanında akasyalar henüz nektar vermeye başlamadı.Bulunduğumuz bölgede bol akasya bulunmakta.Bizdeyeterli petek takviyesi yaparak geri döndük bakalım ne olacak...



9 Mayıs 2010 Pazar

Yeni yer arayışları.

Dün yayımladığım yazımda bulunduğumuz yerde polen ve nektar kaynaklarının sonuna gelindiğini ve 15 haziranda açmasını beklediğimiz ayıt çiçeklerine kadar da olmayacağını yazmıştım.
Bizde o boşluğu kovanlarımıza besleme yaparak değilde polen ve nektar kaynaklarının bol olduğu olduğu ve baharın henüz başladığı bölgelere götürerek doldurmaya karar verdik.
Fotoğraftakiler soldan sağa Ben Latif İsa ve Halil Amca
Latif arıcılığı profesyonel olarak yapan ve 150 kovanı ile gezginciarıcılık yapan arkadaşınmız.Bölgeyi çok iyi tanıyor.Tabii arıcılığıda iyi biliyor.Onun arılarını koyduğu bölgeye bizde isa ile gitmeye karar verdik.Ve b gün yer tespitine gittik.
Bize isanın oğşlu musada eşlik etti Halil amca ise latifin kayınbababası ve körükçüsü.


Kovanlarımızı koymaya karar verdiğimiz köy denizden yüksek ve bahar oralara henüz yeni geliyor.



Florasında Tırfıl.Çaltı (Karaçalı)ve çeşitli yayla çiçekleri bulunmakta.




İsa ve latif florayı güzel bulunca ağızları kulaklarında.





Bu arılar 100 km ilerden bu fotoğrafın çekildiği saatten 4-5 saat önce gelmelerine rağmen kovanların önünde maskesiz gezmemize rağmen işlerine bakmakta idiler.







Yer kekiği







Akasya ormanları







Balıkesir de bir tur attık.Marmara tarım fuarını gezdik ama son günü olduğu için mesleğimizle ilgili olan standlar kapatılmıştı.










8 Mayıs 2010 Cumartesi

Herkes oğul bulur kovan sayısını çoğaltır ben...

Bu gün kovanlarımın haftalık rutin kontrollerini yaptım.Bizim bölgemizde polenli ve ballı bitkilerin sonu gelmek üzere taaki 15 Haziranda Ayıt bitkisi çiçek açana kadar.Dolayısıyla burada 1 aylık bir boşluk gözüküyor.O boşluğu ya arıları besleyerek geri gitmelerini engelleyeceksiniz yada denizden daha yüksek ve bahar henüz başlamış olan yerlere kovanları götürerek önlem almak gerekiyor.
Neyse ona önümüzdekigünlerde karar vereceğiz artık.Kovanların genel durumları çok güzel yavrulu çerçeve sayısı mükemmel denecek seviyede tabi kovanları sırayla kontrol ettikçe bu sonuçları görmek güzel .Ancaaak5 numaralaı kovanın kontrolüne sıra geldiğinde ilk defa şahit olduğum bir olayla karşılaştım.Sözkonusu kovan 9 çerçevede ve 6-7 çerçevede yavrusu olan bir kovan mevcudu ise çerçeve sayısına göre ortalama diyebiliriz.


İlginç olan olay ilk çerçeveyi çektikten sonra ortaya çıktı.Çerçevenin üzerinde arılar yumak olmuş bir durumda idiler.Kovanın mevcudu ise olağan üstü bir artış göstermekteydi.Arı yumağını dağıtınca ana arının üzerine çullandıklarını gördüm.Yumağı dağıtıp ana yı elime aldım fakat ana müthiş tırsmış elimden uçtu ve havalandı gitti.

Tabii ben kovana başka bir oğul girdiğini hala anlayamamışken uçup giden ananın arkasından üzülerek bakakaldım.Neyse dedik giden gitti geridekilere bakalım aynı çerçeveyi elime aldım aaa aynı yumak yine iş başında o yumağıda dağıttım ikinci bir ana arı neyse onu elime aldım kurtardım ve kafese alıp anasız bölmelerden birine kafesle verdim.
Burada ilginç olan olay herkes oğul yakalar kovan sayısını arttırır bende arılı kovana arı alır ana arıları kaçırtırım.Tabii iki ananın olması ve ikisinede saldırmaları büyük ihtimalle giren oğulun ikinci veya daha sonraki oğul olması ihtimalini kuvvetlendiriyor.Bende analar gitti hiç olmazsa arıları öldürmesinler diye esanslı su ile bütün arıları yıkadım.Akşam gelirken kovanın önünde öylece bekelşiyorlardı bizide içeri alın diye ne oldu bilmiyorum.Kovanın kendi anasını göremedim ama yarın bakıcam.
Bu çıkan oğul benim kovanlarımdan değil çünkü şu anakadar kovanlarımdan hiç birisi oğula temayül etmedi ve her hafta rutin olarak kontrollerimiz devam ediyor.



1 Mayıs 2010 Cumartesi

4 Gün Süren Şiddetli Rüzgardan Sonra.

4 ün süren şiddetli poyraz rüzgarları nihayet bu gün bitti.Kovan kapaklarını uçuracak şidette esen poyraz dolayısıyla hava sıcaklığınıda bayağı düşürmüştü. Rüzgardan Arılar gündüz bile kovanın dışına çıkamaz duruma gelmişlerdi.Rüzgarların kesilmesi ve sıcaklığın beklenen seviyelere gelmesiyle birlikte ana arılar da tüm hızlarıyla yumurtlamaya başladılar.
Yavru durumları gayet iyi gidiyor. Bu arada bölmelere vermiş olduğum memelerde yavaş yavaş anaları hediye etmeye başladılar.

Kovan içindeki polen stokları hala devam etmekte bende polen tuzaklarını bana çalışmaları için ayarlıyorum.Çünkü bazı kovankarın ana arıları yumurtlayacak boş göz bulamaz duruma geldiler.Tabi fazla polenli çerçeveleri daha sonra kullanmak üzere kovanlardan alarakta analara yer açmak mümkün.


Havanın bgün 25 derecenin üzerine çıkmasıyla uzun süredir normal çalıöşamayan arılar polenli çiçeklere hücum ettiler.




Onları polen toplarken seyretmek insana büyük bir haz veriyor.