16 Nisan 2009 Perşembe

İnsan hayatı bu hayvanlara bağlı

İnsan hayatı bu hayvanlara bağlı!

Arıların yaşaması bizim yaşamımız için büyük önem taşıyor… Peki arıların koloniler halinde yok olmaya devam etmesinin sebebi ne? Prof. Dr. Tayfun Özkaya anlatıyor.
14 Nisan 2009 13:14

Tabii hayat insanlara, hayvanlara, bitkilere kısacası tüm canlılara yetiyor… Ama insanların para hırsı tüm tabiatı ve canlı hayatı göz göre göre yok ediyor! Endüstriyel tarım üretiminin artması da bu yok oluşun en büyük sebeplerinden…
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü’nden Prof. Dr. Tayfun Özkaya iyilikgüzellik’e özel açıklamalar yaptı.
İşte arıların insan, hayvan ve bitki hayatı için önemi…
" 'ARILAR YOK OLURSA, İNSANLARIN YALNIZCA DÖRT YIL ÖMRÜ KALIR' Sözünü meşhur bilim insanı Albert Einstein söylemiş. Sözün gerisi şöyle: Arı olmazsa, tozlanma olmaz, bitki olmaz, hayvan olmaz, sonunda da insan olmaz.
Geçen yıl ülkemizde arılarda kitlesel ölümler olmuş idi. Ancak asıl büyük kayıplar ABD ve benzeri ülkelerde oldu. Arı sayısı ABD’de 2006’da %32 düştü. 2007’de ise düşüş %36 oldu. Koloni Çöküş Hastalığı denen bu olay 2007/2008 kışında İngiltere’de %30 arı kaybına yol açmış idi."
Tarım ilaçları arılardaki parazitleri besliyor!
"1.Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi 2008’de Muğla’da yapıldı. Burada yerli, yabancı bilim insanları bu sorun hakkında fikirlerini açıkladılar. Değişik nedenler ileri sürülmektedir. Varroa denilen ve arı üzerinde yaşayan parazitlerin dayanıklılık kazanması, virüsler, tarım ilaçlarının kullanımı gibi nedenler ileri sürülmüştür."
Arılardaki koloni çöküşünün sebebi Endüstriyel Tarım
"Seedling denilen derginin Ocak 2009 sayısında bu konu incelenmiştir. (www.grain.org) Koloni çöküş hastalığı şu veya bu şekilde endüstriyel tarımın hızlı gelişimi ile ilgili bulunmaktadır. Çöküşün en fazla olduğu ülkelerin ABD ve İngiltere olması da bu ilişkiyi desteklemektedir. Endüstriyel tarım; tarım ilaçları, kimyasal gübreler vb. sanayi girdilerinin yoğun kullanıldığı tarım sistemidir. Bu tarım sistemi ülkemizde ve her yerde çiftçiyi pahalılaşan girdilerle soyarken, aynı zamanda artık hayatı kökünden denebilecek şekilde yok etme gücünü de kazanmaya başlamıştır. Sanayiye dayalı girdiler olmaksızın veya çok az kullanarak tarım yapma imkânı vardır. Ancak bunun için de çaba göstermek gerekiyor."
Yapay yemler arıların bağışıklık sitemini çökertiyor!
"Kısmen doğal alanların sürekli azalması nedeniyle arı yemleri giderek daha çok hazırlanmaktadır. Bunlar yapay katkılar, protein ve glükoz/ fruktoz şuruplarından yapılıyor. Grain adlı kuruluşun iddiası bu yapay dietin arıların bağışıklık sistemini zayıflattığı yönündedir. Ürünlerde yaygın olarak kullanılan tarım ilaçları da arıları etkilemektedir. İmidacloprid içeren tarım ilaçlarının arıların kovanlarını bulmasını engellediği ileri sürülmektedir. ABD’de mısır alanlarının yarısından fazlasını kaplayan GDO’lu mısırın da etkili olduğu yönünde şüpheler yoğunlaşmaktadır. Ecologist adlı dergi bundan 18 ay önce bütün bu teorilerin temelinde arıların bağışıklık sisteminin bozulması olduğunu yazmıştır. Dünyada endüstriyel tarımın az geliştiği yerlerde çöküş hastalığının görülmemesi sanırım bu açıklamayı da desteklemektedir."

www.iyilikguzellik.com özel Nihal Doğan

2 yorum:

ALİ TÜRK dedi ki...

Dünyadaki tüm canlıların ayrı ayrı işleri vardır. Sadece arı degilki, çamdaki basra böcegini yok et bir gram çam balı alınamaz. Sineklerri yok et, hiç bir leş kurtlanıp bitmez ortada kalır. Bu öyle bir zincirdirki hepsi birbirine bağlı, saymakta mümkün degildir.

Sanayileşme bir yerde insanları rahatlatırken, bir yerdede doğal yaşamı bitirmektedir.
Araba çok güzel bir araç ama bir sürü kişide arabalar sayesinde ölmekte. Bu konuyu bir açtınızmı sonunu bulamazsınız burada noktayı koyayım. Yeni sezoda her şey gönlünce olur inşallah.

İlhami Uyar dedi ki...

Sayın Çokengin,tabiatta herşey hassas dengeler üzerine kurulmuş,ayarları bozduğunuz zaman yazdıklarınız karşımıza çıkıyor,İngilizler Deli Dana hastalığı yüzünden neler çektiler,sorun olarakta kesilen koyunların kemiklerinin öğütülerek hayvan yemlerine katkı olarak kullanılmasıydı,şimdilerde genlerle oynama ve değiştirme furyası başladı,ABD ve İngiltere arıları normale döndürebilmek için okuduğumuz kadarıyla servet ,akademisyenlerde yoğun gayret sarfediyorlar,beklentimiz iş işten geçmeden gerekli hassasiyetin gösterilmesi ve normalleşmesi.Kyoto sözleşmesini çoğu ülkeler imzaladı sadece ABD karşı çıkıyor sanayi etkilenir diye,kutsal kitabımız Kuran diyorki çevre kendi kendini yeniler siz aşırı kirletmeyiniz demekki aşırı gidiliyorki bu olumsuzluklar yaşanıyor.Gelecek nesillere yaşanabilir bir ortam bırakabilmek için gerekli hassasiyeti gösterelim dileklerimi ve araştırmacılara saygılarımı iletiyorum.İyi çalışmalar kolay gelsin.