22 Nisan 2009 Çarşamba

Bölmeler analandı.

Yeni yerimize taşındıktan sonra kovanların durumu nedir diye bakamamıştık.Sayı çoğaldıkça işlerde ağırlaşıyor.Bölmelerin bir kısmını 8 nisanda yapmıştık.Bir kısmınıda ayın 18 inde taşınırken yapmıştım.
Önceden yaptığım bölmelerde nerdeyse ana arı memesi denizi oluşmuştu .Daha önce işaretlemiş olduğum ve küçük lavalardan yaptıkları memelerin 2 şer tanesini bıraktım.Diğerlerinide sonradan yaptığım bölmelere verdim.(Vermeden önce bütün ana memeleri imha edildi)Bu sırada bazı memelerdeki ana arılarda elimizde doğum yaptı.

Onların bazılarını kafese aldım ve yeni bölmelerden bir kısmınada böylece verdim.Bir kovanada kendi yaptığı memeleri imha edip ana arıyı içine saldım.Ne olduğunuda göremedim bakalım ne olacak.İşçi arının birisi beslemeye çalışıyordu sonradan ne olduğunu göremedim.


Bu arada birazda arı sütü üretimi yaptık.Resimdeki memede bulunan larva yaşlı olduğundan iptal edilmesi gerekiyordu ve ettikte.






























20 Nisan 2009 Pazartesi

Karabaşın oğun olduğu eski yerimizdeyiz.

18.04.2009 günü yaptığım kontrollerde kovanlarda kapalı gözlü çerçeve sayısının gayet iyi olduğunu gördüm.
Petek kabartma faaliyetleride gayet güzel gidiyor.Durum böyle olunca 10 çerçeveye ulaşan iki kovanımdan 3 er çerçeveli dört bölme yaptım.Daha önce böldüğüm kovanlardan birinden daha3 çerçeveli bölme yaptım.Yarın ayın 8 inde böldüğüm kovanların oluşturduğu ana arı memelerini bunlara vereceğim.

Bazı kovanların yemliğin altına ördüğü dalaklara ana arının erkek arı yumurtası koymasından sonra kapanıncaya kadar bekleyip imha ettim böylece varroa ile kültürel oplarak mücadele etmiş olduk.



Şu anda kovanlarımın bulunduğu yere 18.03.2009 tarihinde gelmiştik.Yerimiz bir zeytinlik idi.Malum aşırı yağışlardan dolayı araziyi sürememişlerdi.Artık toprak tava geldi ve sürülmesi gerek.Zaten bizde nisanın ilk haftasına kadar müsade almıştık.Ve kovanlarımızı yine eski yerimize götürdük.



Armutlar çiçek açmış ve arılar ziyarette



Kovanlarımız 16 adede ulaştı.Şu anda bulundukları yerde pamukçuk açmış durumda ve çok güzel polen geliyor.
Ayrıca yoğun karabaş bulunmakta ve nektar akışıda çok iyi.







16 Nisan 2009 Perşembe

İnsan hayatı bu hayvanlara bağlı

İnsan hayatı bu hayvanlara bağlı!

Arıların yaşaması bizim yaşamımız için büyük önem taşıyor… Peki arıların koloniler halinde yok olmaya devam etmesinin sebebi ne? Prof. Dr. Tayfun Özkaya anlatıyor.
14 Nisan 2009 13:14

Tabii hayat insanlara, hayvanlara, bitkilere kısacası tüm canlılara yetiyor… Ama insanların para hırsı tüm tabiatı ve canlı hayatı göz göre göre yok ediyor! Endüstriyel tarım üretiminin artması da bu yok oluşun en büyük sebeplerinden…
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü’nden Prof. Dr. Tayfun Özkaya iyilikgüzellik’e özel açıklamalar yaptı.
İşte arıların insan, hayvan ve bitki hayatı için önemi…
" 'ARILAR YOK OLURSA, İNSANLARIN YALNIZCA DÖRT YIL ÖMRÜ KALIR' Sözünü meşhur bilim insanı Albert Einstein söylemiş. Sözün gerisi şöyle: Arı olmazsa, tozlanma olmaz, bitki olmaz, hayvan olmaz, sonunda da insan olmaz.
Geçen yıl ülkemizde arılarda kitlesel ölümler olmuş idi. Ancak asıl büyük kayıplar ABD ve benzeri ülkelerde oldu. Arı sayısı ABD’de 2006’da %32 düştü. 2007’de ise düşüş %36 oldu. Koloni Çöküş Hastalığı denen bu olay 2007/2008 kışında İngiltere’de %30 arı kaybına yol açmış idi."
Tarım ilaçları arılardaki parazitleri besliyor!
"1.Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi 2008’de Muğla’da yapıldı. Burada yerli, yabancı bilim insanları bu sorun hakkında fikirlerini açıkladılar. Değişik nedenler ileri sürülmektedir. Varroa denilen ve arı üzerinde yaşayan parazitlerin dayanıklılık kazanması, virüsler, tarım ilaçlarının kullanımı gibi nedenler ileri sürülmüştür."
Arılardaki koloni çöküşünün sebebi Endüstriyel Tarım
"Seedling denilen derginin Ocak 2009 sayısında bu konu incelenmiştir. (www.grain.org) Koloni çöküş hastalığı şu veya bu şekilde endüstriyel tarımın hızlı gelişimi ile ilgili bulunmaktadır. Çöküşün en fazla olduğu ülkelerin ABD ve İngiltere olması da bu ilişkiyi desteklemektedir. Endüstriyel tarım; tarım ilaçları, kimyasal gübreler vb. sanayi girdilerinin yoğun kullanıldığı tarım sistemidir. Bu tarım sistemi ülkemizde ve her yerde çiftçiyi pahalılaşan girdilerle soyarken, aynı zamanda artık hayatı kökünden denebilecek şekilde yok etme gücünü de kazanmaya başlamıştır. Sanayiye dayalı girdiler olmaksızın veya çok az kullanarak tarım yapma imkânı vardır. Ancak bunun için de çaba göstermek gerekiyor."
Yapay yemler arıların bağışıklık sitemini çökertiyor!
"Kısmen doğal alanların sürekli azalması nedeniyle arı yemleri giderek daha çok hazırlanmaktadır. Bunlar yapay katkılar, protein ve glükoz/ fruktoz şuruplarından yapılıyor. Grain adlı kuruluşun iddiası bu yapay dietin arıların bağışıklık sistemini zayıflattığı yönündedir. Ürünlerde yaygın olarak kullanılan tarım ilaçları da arıları etkilemektedir. İmidacloprid içeren tarım ilaçlarının arıların kovanlarını bulmasını engellediği ileri sürülmektedir. ABD’de mısır alanlarının yarısından fazlasını kaplayan GDO’lu mısırın da etkili olduğu yönünde şüpheler yoğunlaşmaktadır. Ecologist adlı dergi bundan 18 ay önce bütün bu teorilerin temelinde arıların bağışıklık sisteminin bozulması olduğunu yazmıştır. Dünyada endüstriyel tarımın az geliştiği yerlerde çöküş hastalığının görülmemesi sanırım bu açıklamayı da desteklemektedir."

www.iyilikguzellik.com özel Nihal Doğan

10 Nisan 2009 Cuma

Bölmeye başladık.

Eski arıcılar peteklerin üzerinde ne kadar çok heves yüksüğü dediğimiz oluşum olursa o sene verimli bir sene olur derlerdi.Bazı kovanların bu şekilde heves yüksüğü oluşturduğunu görüyoruz.Demekki bu sene verimli bir sene olacak
Ana arı üretmeye hazırlık çalışmalarımızda bir taraftan devam etmekte.

Mevcudu iyi olan kovanlardan bölme(Suni oğul) yapmak suretiyle kovan sayımızı arttırmayı düşünüyoruz.bir kapalı,bir günlük yumurtalı birde ballı ve polenli çerçeve ile bölmeyi yapıyorum.Gerekirse bir miktarda arı takviyesi yapıp arılıktan uzağa götürüyorum.Götürmesekte olur aslında ama bu daha garantili oluyor.Bu sistemden iyi sonuçlar alıyorum.Suni oğul sıkışan kovanların oğula gitmesinide engellemiş oluyor.


Bir taraftanda petek kabartma faaliyetleri devam ettiğinden acilen temel petek takılmış yedek çerçeve stoklarımızıda arttırmak gerekmekte.Bu işlemleride bir taraftan hallediyoruz.
Sonucun tüm arıcılar adına hayırlı olması dileğim.